Tüm Kuzeydoğu Bulgaristan-Varna, Dobrich, Silistra, Shumen, Razgrad, Targovishte ve Ruse bölgesinin  ortak  paylaşım  adresi  dobruca.net !

www.dobruca.net

 

Kıyma yok
Adamın biri eczaneye girip bir kilo kıyma ister.Eczacı:
-Beyefendi burası eczane burada kıyma satılmaz.
Ertesi gün adam yine gelir.
-Bana bir kilo kıyma verir misin?
-Beyefendi yeter ama söyledim ya kıyma satmıyoruz.
-O zaman kıyma satmıyoruz diye yazsanıza.
Eczane sahibi bir kağıda "Kıyma Yok" yazıp cama asar.Ertesi gün adam tekrar gelir.
-Bana bir kilo kıyma verir misin?
Eczacı artık iyice kızar.
-Beyfendi görmüyor musunuz kıyma yok yazıyor camda.Adam da sinirle:
-Anladık kıyma yok da ne zaman gelecek onu söyle
.
 
Cenaze arabası
Cenaze arabası şöförü,yoldan geçmekte olan bir kıza seslenir.
-Şiiişt bayan gelsene arabayla gezelim.
Kız sinirlenir ve:
-Hadi oradan der.Bu lafı işiten şöför yiğitliğe toz kondurmaz ve cevap verir.
-Sen ne diyon be.Millet bu arabaya binmek için ölüyo ölüyoo

İlan servisi
Çok kıymetli bir köpek evden kaçar.Sahibi oturduğu küçük kentte çıkan yerel gazeteye bir ilan gönderip,bulana 1000 dolar ödül vaat eder.
Fakat gönderdiği ilan gazetede çıkmaz.Öfkelenen adam doğruca gazete yönetimine gider
-İlan servisi şefiyle görüşmek istiyorum.
Danışmada duran bir delikanlı:
-Dışarıda.-Ya yardımcısı?
-O da yok.
-O halde yazı işleri müdürüyle konuşayım.
-O da dışarıda.
-Peki,ya gazetenin sahibi?
-O da burada değil.
-İnanılır gibi değil.Nerede bu adamlar?
-Köpeğinizi aramaya gittiler efendim


Levha
Bir papaz kilisenin kapısına kocaman bir levha asar.
-Ben,hepiniz için dua ediyorum.Rahibiniz.
Birkaç gün sonra levhaya yeni bir cümle eklenir.
-Ben,hepinizin haklarını savunuyorum.Avukatınız.
Daha sonra bir cümle daha.
-Ben de hepinizin sağlığını koruyorum.Doktorunuz.
Sonunda bir cümle daha gelir
-İyi hoş,ama hepinizin parasını da ben ödüyorum.Vatandaşınız.

İnkar et
Adamın birinin hiç oğlu olmuyormuş.Bir gün Allah'a yalvarmış.
-Allah'ım demiş bana bir oğul ver,askere gitsin dönmesin.
Allah adama bir oğul vermiş.Gün geçmiş oğlan büyümüş askerlik çağına yaklaşmış.Adamın içine bi korku düşmüş.
Kara kara düşünmeye başlamış.Bektaşi’nin biri bunu fark etmiş ve sormuş.
-Hayırdır kardeş ne düşünüyorsun.
Ya hiç sorma demiş adam ben zamanında böyle bi adak adadım.Şimdi napcam bilmiyorum.
Bektaşi yavaşça sokulmuş adama.
-Sen onu derken yanında kimse var mıydı?
-Yoktu demiş adam.
Bektaşi:
-Eeee inkar et gitsin

Ahirettede yaşadık
Bektaşi,vaaz dinlemeye gitmiş.Hoca vaazında içki içmenin bütün kötülüklerini,zararlarını sayıp dökmüş,
hatta içki içenlerin sırat köprüsünden boyunlarında dünyada içtikleri bütün içki şişeleri asılı olduğu halde geçeceklerini anlatmış.
Bektaşi sormuş:
-Hocam,boyna asılan şişeler boş mu olacak dolumu?
Hoca:
-Elbette ki dolu olacak,diye yanıt vermiş.
-Hay ağzını öpeyim Hocam,desene ahirette de yaşadık


Temel
Temel seçimlerde aday olur,halka hitap edecek.Ağır adımlarla kürsüye çıkar,konuşma metnini cebinden çıkarmak üzere hamle yapar ama konuşmayı bulamaz.
Bozuntuya vermemeye çalışarak, konuşmayı bir süre daha arar ancak nafile.En sonunda mikrofona yaklaşır ve konuşur:
-Sevgili hemşerilerim,buraya çıkana kadar konuşacaklarımı bir ben biliyordum bir de Allah biliyor idi,şimdi sadece Allah biliyor


Haberim yok
Torun sahibi iki eski arkadaş Temel ve Dursun uzunca bir aradan sonra köy kahvesinde karşılaşırlar.
Sarılıp öpüşüp hasret giderdikten sonra sohbet başlar
.
Temel:
-Ula Tursun nasılsın,iyimisun ?
Dursun:
-Hiç iyu deyilim Temel.Artuk yaşlanduk.Ellerum,kollarum, ayaklarum,dizlerum her yanım agriyu.Sen nasılsun uşağum?
Temel:
-Anamdan dogmuş gibiyum Tursun.Saçlarım yok.Dişlerum yok.Altıma edeyrum haberim yok.

Kıskançlık
Kaan okuldan eve geldiğinde babası okulda yeni öğretmeniyle işlerin yolunda gidip gitmediğini sormuş.
-Harika,der Kaan.Yalnız seni çok kıskanıyor.
Babası şaşırmış:
- Kıskanıyor mu,neden?
-Bugün defalarca,”çocuk çocuk,senin baban ben olsaydım” dedi durdu

Padişah ile vezir
Padişah ile vezir tartışmaya başlamış. Padişah vezire, \"En büyük ve en güçlü olan benim. Sen benim emrimdesin!\" demiş. Vezir, \"Hayır ben büyüğüm. Ordunun başında ben savaşıyorum, sen sadece mühür basıyorsun\" diye itiraz etmiş. Tartışma uzayınca Padişahla vezir, bir çobanın yanına gitmişler ve konuya hemen girmemek için çobana sormuşlar: \"Senin koyunun mu büyük, ineğin mi?\"Çoban şaşırmış şaşırmasına da, soranlar da Padişahla vezir.-\"İneğim\" demiş.-\"Keçin mi büyük, öküzün mü?\"Çoban \"Öküzüm tabii\" deyince, asıl soruyu yöneltmişler çobana:-\"Söyle bakalım, Padişahın mı büyük, vezirin mi?\"Çoban hiç düşünmeden yanıt vermiş:\"Vallahi ben bu hayvanları tanımıyorum!\"

 


İletişim : dobruca@dobruca.net   ;  varnali@dobruca.net
Copyright © www.dobruca.net
Bu websitesi webservis hosting paneli tarafindan olusturulmustur