DOBRUDJA
KUZEYDOĞU     BULGARİSTAN'ın   DOBRICH,  SILISTRA,  VARNA,  SHUMEN,  RAZGRAD,  TARGOVISHTE,  RUSE  bölgesinin  ortak  paylaşım  adresi - www.dobruca.net !

Ana Sayfa      DOBRUCA / DELİORMAN
 
   DOBRUCA - DELİORMAN

 

  D o b r u c a  

Romanya ile Bulgaristan sınırı üzerinde bir bölge
Dobruca, bütün tarihi boyunca Karadeniz'in kuzeyinden Balkanlara inen çeşitli kavimlerin uğrak yeri olmuştur Dobruca'nın Osmanlı topraklarına katılması 1417'den sonra kesinleşti Ondan önce birkaç el değiştirdi 1417'den sonra Dobruca, artık Osmanlı egemenliği altındaki ülkeler arasına katılmış bulunuyordu Osmanlı İmparatorluğu'na bağlı bir sancak ya da eyalet olarak yönetilen Dobruca 1423'te Macarların, 1462'de Eflaklıların 1575, 1579, 1587, 1614, 1622, 1629 yıllarında ise Kazakların akınlarına uğramışsa da bir Türk ülkesi olarak gelişmekte devam etmiştir
1672'den 1768'e kadar Ruslarla yapılan savaşlar Dobruca'nın kuzeyindeki topraklarda geçmiştir Bu dönemde Dobruca, Osmanlı ordularının üstlendiği bölgelerden biri olmuştur Ruslar ilk olarak Dobruca'ya 1768-1774 Osmanlı Rus savaşlarında girdiler Dobruca savaş alanı oldu Savaşlar boyunca şehirlerin yıkılması, köylerin yakılması Müslüman Türklerin göçmesine sebep oldu Serasker Osman Paşa ile Seyyid Hasan Paşa'nın 1773 Silistre savunması ile Musa Paşa'nın 1855'teki Silistre savunması, İsakçı, Kaynarca, Tutrakan zaferleri, Dobruca'nın tarihinde Osmanlı kahramanlığının örnekleridir Dobruca bu savaşlar boyunca sadece 1878 savaşında savaş alanı dışında kalmıştır
Ayastefanos ve arkasından kabul edilen Berlin antlaşmalarının 46 maddesi gereğince bağımsızlığı tanınmış bulunan Romanya'ya bırakılan Dobruca'nın güney bölgesi de Bulgaristan'a geçmiştir Bu yöre 1908'de Bulgaristan'ın bağımsızlığını ilan etmesine kadar Osmanlı egemenliğinde kalmıştır Balkan Savaşı'ndan sonra ise Bükreş Antlaşması (1913) gereğince Güney Dobruca ile Romanya'ya katılmıştır Neuilly Antlaşması (1919)’yla bu durum tekrar kabul edilmiştir
II Dünya Savaşı sırasında Bulgaristan ile Romanya arasında sürekli tartışmalara sebep olan Güney Dobruca II Dünya Savaşı'ndan sonra tekrar Bulgaristan'a verilmiştir
Dobruca'da Hıristiyanlık, daha III yüzyıldan beri yerleşmiş bulunmakta idi 1143'te ise ülke İstanbul patrikliğine bağlanmıştı
r

   

Dobrudja (Rumence: Dobrogea ; Bulgarca: Dobrudja, Добруджа), Karadeniz ile Tuna nehri arasında kalan, Romanya'nın Köstence ve Tulça illeri ile Bulgaristan'ın Dobriç ve Silistre illeri sınırları içinde bulunan bölgedir.

Dobriç
(Bulgarca: Добрич / Dobriç, Romence: Bazargic), Osmanlı Devleti zamanında ve bölgede yaşayan Türkler arasında Hacıoğlu Pazarcık olarak adlandırılan, Bulgaristan'ın kuzeydoğusunda, Tuna düzlüğünün doğusunda, Dobruca platosunun güneyinde 43˚34’ kuzey enlemi 27˚50’ doğu boylamında bir şehirdir. Aynı adı taşıyan eyaletin (oblast) merkezidir. Başta  Albena-Balçik-Kavarna gibi sahil şeridinde önemli turistik merkezler bulunmaktadır.
Silistre
(Bulgarca: Силистра / Silistra, Rumence: Durostor), Bulgaristan'ın kuzey doğusunda, Dobruca bölgesinde, Tuna kıyısında bulunan bir şehirdir. Silistre ilinin idari merkezidir. Osmanlı döneminden kale(krepostta) Silistrede yapılmıştır.
 
          1922 SİLİSTRA YÖNETİMİ - 2nci sıra sağdan sola 6'ncı - SİLİSTRA valisi  TASHKO PICHERI ,
         3'ncü sırada,sağdan sola  5'nci -  AVDULAH Belediye Başkanı  İBRAM YAKUP
Image and video hosting by TinyPic
 
  
 D e l i o r m a n

Deliorman adını eski zamanlardaki gür ve geçilmez meşe ormanlarından almıştır. Deliorman-yani gür orman anlamına gelmektedir. 1942 yılına kadar  adı DELİORMAN olarak kalmıştır.  Bir süre yörenin adı  Polesiye olarak değiştirildi. Lâkin bu ad kabul görmedi, benimsenmedi. 1950 yılında aynen Bulgarca'ya çevrilerek LUDOGORİE adı verildiyse de, halkın ağzında daha çok DELİORMAN olarak kullanılmaktadır. Bu ad kimler tarafından ve ne zaman verildiği kesin olarak bilinmemektedir. Ancak bütün yazarlar ve seyyahlar bu yöre, adını geçilmesi zor olan ormanlardan aldığına hem fikirdirler. Şimdi bu gür ormanlardan yer yer meşe ormanları kalmıştır. Tarla yapılmak için ormanlar köklenmiştir.

Palamar, Palaz, Dolaşma, Saksan, Kıpınova, Höyücek, İnce koru  ve daha birçok ormanlar o eski gür ormanların devamıdır. Tarihçilerden XV yüzyılda yaşamış olan büyük Türk bilim adamı ve ilk Osmanlı tarihçilerinden Aşık Paşazade, Mehmet Neşri " Kitab-ı Cihan- nüma" yapıtında ve daha sonra Hoca Saadettin Efendi Deliorman bölgesini Ağaç Denizi olarak adlandırıyorlar. Bu büyük tarihçilerin yazdıklarına göre buraları, geçilmesi zor gür ve sık ormanlarmış *1. Daha sonraki yüzyıllarda buradan geçmiş olan seyyahlardan Evliya Çelebi 1666 yılında buradan geçmiş ve Deliorman hakkında şunları yazmıştır"...orada Deliorman köy ve bucaklarını dolaştım. Köyleri meşe, palamut ve ahlat ağaçları ile kaplı olmakla Deliorman diye tanınmıştır...". Gördüğümüz gibi Evliya Çelebi açıkça Deliorman adını bu yöredeki meşe ormanları ile bağlamaktadır. Gerçekten de öyledir. Batılılardan Brogner, D. Cantemir ve daha başkaları da Deliorman hakkında bilgiler vermektedirler.

Çek tarihçisi Konstantin İreçek ise Deliorman adının Kuman (Kıpçak b. n.) Türklerinden kaldığı anlaşılan Tele-orman adından geldiğini ileri sürmektedir. Her ikisi de Türkçe'dir. Tele-orman ve Deli-orman Türkçe'dir. Yüzey şekilleri  (relef) bakımından hafif dalgalı vadilerle orta derecede yarılmış bir alandır. Orta mahalle denilen kısmında (Terbiköy sırtında) yükseltisi 501 m'dir. Deliorman, kireçli, killi-kireçli tabakalarıyla kaplıdır. Bu temel üzerinde verimli, humuslu kara topraklar bulunur.

  


Deliorman (Bulgarca: Лудогорие / Ludogorie), Aşağı Tuna Ovası'nda yer alan, Rusçuk, Razgrad, Silistre, Şumnu ve Dobriç şehirlerini de kapsayan geniş bir bölgedir. Bu bölge eskiden Türklerin çok yoğun olarak oturdukları yerlerden biridir.

Şumnu
(Bulgarca: Шумен okunuşu:Şumen), Bulgaristan'ın kuzeydoğusunda, Deliorman bölgesinde bulunan il (oblast) ve bu ilin merkezi olan şehirdir. Osmanlı döneminde 63’ü şehir merkezinde olmak üzere, tarihi belgelere baktığımızda Şumnu’nun genelinde 229 Osmanlı eseri bulunuyordu. Şehirde Osmanlı'dan bugüne kalan en belirgin mekan 1741 yılında Şerif Halil Paşa tarafından yaptırılan Tombul Camiidir. Şerif Halil Paşa camii ve medresesi, Türkçede sık kullanılan bir deyiş olan “Ben sana paşa değil, adam olamazsın dedim” diyen babayı memnun etmek için yapılan camidir.Yine Şerif Halil Paşa tarafından yaptırılan Kurşun çeşmesi.Ayrıca Şumnu Saat Kulesi, Mehmet Doducuoğlu tarafından yapılmış. 1740 yılından beri her 15 dakikada bir Çan sesi ile Şumnu’yu çınlatıyor.
Razgrad
(Bulgarca Разград), Osmanlı dönemindeki adıyla Hezargrad, kuzey doğu Bulgaristan'da, Deliorman olarak bilinen Türk bölgesinde bir şehirdir. Razgrad ilinin idari merkezidir. Tuna nehrinin 80 kilometre güneyinde yer alır. Resmi olarak %27 ile, Kırcaali'den sonra en yüksek Türk nüfus oranına sahip Bulgaristan şehridir. Tarihindeki güreşçiler sebebiye, "Pehlivanlar şehri" olarak bilinir.
 
Rusçuk
(Bulgarca: Русе / Ruse), Bulgaristan'da Tuna Nehri kıyısında bulunan bir şehirdir. Tuna nehrinden yaklaşık 20 metre yükseklikteki düzlükte kuruludur. 178.000 nüfusuyla Bulgaristan'ın 5. büyük şehridir. Güneyinde, Şumen yolu üzerinde bir tepe mevcuttur. Tuna'nın karşı kıyısında (Romanya'da) Osmanlıların Yergöğü dedikleri Giurgiu şehri vardır.

 

Varna,
MÖ 580 – 560 yıllarında eski Yunanlılar (Miletliler) tarafından kurulmuştur. O zamanki adı Odesos (deniz şehri veya su şehri) olan şehir, 681 yılında ilk Bulgar devleti kurulduğunda ismi Varna olarak değiştirilmiş. Varna, Kuzeydoğu Bulgaristan'ın en büyük, nüfus bakımından da ülkenin 3. büyük şehridir. Tüm il nüfusunun yüzde 79'u şehir merkezlerinde, geriye kalan kısmı da köylerde yaşıyor. Kuzeydoğu Bulgaristan'ın merkezi olup 3 bin 825 metrekare yüzölçüme sahip olan Varna, tüm ülke yüzölçümünün yüzde 3,44'ünü oluşturuyor. Varna, bulunduğu konumu itibarı ile çok önemli staratejik öneme sahip. Avrupa'yı Asya'ya bağlayan önemli demiryolu, havayolu ve denizyolu kavşak noktasında bulunuyor. Bulgaristan'ın en büyük limanına sahip olma imkanını iyi kullanan Varna, çevresinde çok büyük sanayi bölgelerinin oluşmasına zemin hazırlamış. Bu sanayi tesislerinin başında gemi yapımı (tersane), makine yapımı, kimya endüstrisi, gıda endüstrisi gelmekte. Bölge sanayi tesislerinin çokluğu ve uygun nakliyat imkanları ile yabancı yatırımcıların da cazibesini çekiyor bu şehir. Yabancı yatırımların başında turizm, teknoloji, gıda sanayii, komunikasyon, inşaat, tarım ve ağaç işleme sektörleri geliyor. Varna, bünyesinde bulundurduğu 5 üniversite ile de bir eğitim merkezi durumunda. Bunlar; Teknik Üniversite, Tıp Üniversitesi, Ekonomi Üniversitesi, Serbest Üniversite ve Deniz Harp Okulu. Bu yüksek öğretim kurumlarında yerli öğrencilerin yanısıra dünyanın değişik ülkelerinden de öğenciler tahsil görüyor. Bu da şehre ayrı bir hava katıyor ve değişik kültürlerin kaynaşmasına vesile oluyor. Varna (ilçe) belediyelerinin nüfusu Avren: 8 bin 650, Vılçidol: 12bin 790, Aksakovo: 19 bin 132, Devnya: 9 bin 589, Beloslav: 11 bin 138, Dolniçiflik: 20 bin 31, Byala: 3 bin 352, Provadiya: 25 bin 422 , Suvorovo: 7 bin 513, Vetrino: 6 bin 861, Dılgopol: 15 bin 687.
Tırgovişte
Eski Cuma (Bulgarca: Tırgovişte), Bulgaristan'ın kuzey doğusunda, 43.667 nüfuslu bir şehirdir. Preslav Dağı'nın güney yamacına, Vrana Nehri kıyısına kurulmuştur. Razgrad'ın 36 kilometre güneyinde, Şumnu'nun 41 kilometre batısında bulunur.
 
 

        İletişim : ahadem1@windowslive.com
 
     ASLAN KUYUMCULUK  - ÇORLU / TEKİRDAĞ